17 Nisan 2014 Perşembe

Ulukışla'da Atatürk konulu konferans yasaklandı.
banner71

Başbakanı Ağlatan Mektup

İhvan-ı Müslimin'in liderlerinden Muhammed el-Bilteci'nin Adeviyye Meydanı'ndaki kanlı baskında şehid olan kızı Esma'ya yazdığı mektup Başbakanı ağlattı.

24 Ağustos 2013 Cumartesi 17:12
Bu haber 424 kez okundu
Başbakanı Ağlatan Mektup
 Başbakan ERDOĞAN katıldığı bir televizyon programında İhvan liderinin kızına yazdığı mektup okunduğu sırada gözyaşlarını tutamadı.

İhvan-ı Müslimin’in liderlerinden Muhammed el-Bilteci’nin Adeviyye Meydanı’ndaki kanlı baskında şehid olan kızı Esma’ya yazdığı mektubu:

    Sevgili kızım,
    Sana elveda demiyorum,
    Bilakis görüşmek üzere…

    Başı dik tuğyana isyan ederek yaşadın.
    Tüm engelleri reddederek, hürriyete sınırsızca aşık oldun.
    Bu ümmet uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye
    Onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için
    Sessizce yeni ufuklar arıyordun.

    Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın.
    Her zaman derslerinde birinci olmana rağmen,
    Öğrenmeye olan açlığın dinmedi.

    Bu kısa hayatta sohbetine doyamadım.
    Vaktim mutlu olacak ve eğlenecek kadar geniş değildi.

    Rabiatü’l Adeviyye’de son kez bir araya geldiğimizde
    Sen bizimle olduğunda bile bizden ayrısın‘ diyerek bana olan sitemini dile getirmiştin.
    Ben de sana:
    Bu hayat birbirimize doyacak kadar geniş değil.
    Birbirimize doyalım diye Allah’tan cennetinde bize bu sohbeti vermesini temenni ediyorum
    ‘ demiştim.

    Sen şehit olmadan iki gün önce seni rüyamda gelinlikler içinde gördüm.
    Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir güzellikteydin.
    Yanıma sessizce oturduğunda, sana:
    Bu gece senin düğün gecen mi?‘ diye sordum.
    Sen de; ‘düğünüm akşam vakitlerinde değil, öğlen olacak‘ demiştin.
    Çarşamba günü öğlen vakti şehit olduğun haberi bana ulaştığında
    Senin rüyamda bana ne demek istediğini anlamış oldum.

    Allah’tan seni şehid olarak kabul etmesini niyaz ettim.
    Ve şehadetin bizim haklı olduğumuzu…
    Ve düşmanımızın da batıl ta kendisi olduğu inancımızı pekiştirdi.

    Son vedanda yanında olamam,
    Son bir kez seni göremem,
    Alnına son bir öpücük konduramam
    Ve senin cenaze namazını kıldırma şerefine nail olamam beni derinden üzdü.

    Beni bunları yapmaktan alıkoyan ölümden veya karanlık hücrelerden korku değil.
    Uğruna canını verdiğin davayı sürdürebilmekti.

    Zalimlere karşı başın dik, göğsünü gere gere direnirken;
    Gaddar kurşunlar göğsüne saplandı ve ruhun yüceldi.

    Ne kadar güzel bir azmin ve terbiye edilmiş bir nefsin vardı.
    İnanıyorum ki sen Allah’a (c.c) verdiğin söze sadakat gösterdin.
    Allah da sana verdiği söze.
    Öyle ki; şehadet şerefini bize değil de sana bahşetti.

    Son olarak sevgili kızım,
    Sana elveda demiyorum, bilakis görüşmek üzere.
    Buluşmamız yakında Peygamber (s.a.v) ve ashabıyla (r.a) birlikte Havz-ı Kevser’de olacak.
    Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi Allah’a yakın.
    O’nun (c.c) nezdinde değerli ve şerefli bir konumda…
    Ayrılmamak üzere, birbirimize doyma temennilerimizin gerçekleşeceği bir buluşma.

    Sevgili kızım,
    Sana elvada demiyorum, bilakis görüşmek üzere.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

    e-gazete
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV